Sesle Gelen Güzellik

Yıllar geçtikçe ne yazık ki yaşlanıyoruz. Çoğumuz uzun yaşamak istiyor ancak yaşlanmak istemiyoruz. 30’lu yaşlarla birlikte yüzümüzde bazı değişiklikler oluşmaya başlar. İlk fark edilenler göz çevresinde, alında kırışıklıklar, kahverengi lekeler, gözaltında torbalanma ve yorgun ifade veren koyu bir gölgedir. Bunu takiben cilt alt katmanlarında bulunan kollajen ve elastik liflerdeki dejenerasyonlar, eskime ve yıpranma sonucu cildimiz yerçekimine yenik düşer.

Cilt altı dokusundaki yağ yastıkları desteksiz kalır ve yanaklar ve çene hattında, boyun bölgesinde sarkmalar meydana gelir. Sonuçta yüz ovali, çene hattı keskinliğini kaybeder ve pek de istemediğimiz çene altı sartmaları (gıdı) görülür. Ne yazık ki kullanılan antiaging kremlerin bu kadar derin tabakalarda etkinliği sınırlıdır. Eskiden bu durumdaki kişilerin tek çaresi yüz germe ameliyatlarıydı. Ancak günümüzde geliştirilen cerrahisiz yöntemlerle çok güzel sonuçlar almak mümkün. Bu yöntemlerden biri de odaklanmış ultrason ile ameliyatsız yüz germe işlemi.

Odaklanmış ultrason teknolojisi ses dalgalarını kullanmaktadır. Ses dalgalarının deri altında hedeflenen tabakaya yoğun biçimde verilmesi sonucu açığa çıkan ısıyı kullanır. Deri yüzeyi işlemden etkilenmez. Farklı cihaz başlıkları kullanılarak derinin 1,5 mm, 3 mm, 4,5 mm ve 13 mm derinliklerine ulaşılabilmektedir. Hedeflenen tabaka derinin kollajen ve elastin lifler içeren derin katmanıdır. Burada odaklanan yoğun ses dalgaları minimal ısı hasarı oluşturarak vücudun dokuda yeni kollajen lifler sentezlemesini sağlar. Bu yeni ve tazelenmiş lifler sayesinde, cilt altı dokuda sıkılaşma ve cilt yüzeyinde parlaklık, ince kırışıklıklarda düzelme meydana gelir.

Odaklanmış ultrason tedavisi cildi kendi kendini onarmasını, yenilemesini sağlayarak etki ettiği için, kişinin görünümündeki düzelme, seansın hemen ardından başlar ve 3’üncü ayda maksimum etki ortaya çıkar. Başarılı bir tek seans sonrasında, 1 yıl içinde seansı tekrarlamaya gerek yoktur. Etki kalıcı ve uzun sürelidir. Bununla birlikte yaşlanma bir süreçtir ve elbette tedavi sonrası cilt altı dokuda üretilen taze lifler de zamanla yıpranır. Bu nedenle odaklanmış ultrason tedavisinden fayda gören kişinin 1 - 1,5 yılda bir bu uygulamayı yaptırması tavsiye edilir.

Uygulama, cilt yüzeyine jel sürülerek, ciltte sıkılaşma istenen bölgede, ultrason başlığı sıra sıra gezdirilerek yapılır. İğne, neşter, ilaç kullanılmaz. Ağrısız bir işlemdir ve öncesinde anestezi gerektirmez. Ortalama 45-60 dakika sürer. Sonrasında herhangi bir kanama, morluk, yara kabuk oluşmaz. Ciltte hafif bir pembelik olur ve yaklaşık 1 saatte geçer. Kişi işlem sonrasında normal günlük yaşantısına, işine dönebilir. Cilt yüzeyinde herhangi bir hasar yara bere oluşturmadığından her mevsim yazın dahi yapılabilmektedir.

Odaklanmış ultrason teknolojisi, yüzde; kaş köşelerinin kaldırılmasında, dudak çevresindeki ince kırışıklıkların düzeltimesinde, yüz ovalinin belirginleştirilmesinde, çene hattının ortaya çıkarılması ve boyun bölgesindeki sarkmanın düzeltilmesinde ayrıca kol altlarındaki ve bacak iç kısımlardaki sarkmalarda ve karın bölgesindeki cildin sıkılaştırılması için bölgeye özel başlıklar seçilerek başarıyla uygulanmaktadır.

Bu yöntemin en büyük avantajı işlem sonrasında kişinin günlük yaşantısına vakit kaybı olmaksızın dönebilmesidir. Herhangi bir iz bırakmayan bu yöntemle ciltte sıkılaşma, daha gergin ve canlı bir görünüme kavuşmak kolay ve acısız sağlanmaktadır.

Odaklanmış ultrason ile cilt germe, genellikle 30 yaş üstü kadın ve erkeklere, özellikle ameliyat olması tercih etmeyen, ancak yerçekimi ve elastikiyet kaybına bağlı görülen deri sarkmasından kurtulmak isteyen herkese, deride açık yara ve enfeksiyon bulunmadığı sürece uygulanabilmektedir.

Ultrasonik ses dalgalarının dokuda belirlenen katmana odaklanarak yoğun biçimde verilmesi şeklinde özetleyebileceğimiz bu yöntem, teknolojinin bizlere yaşlanma etkileri ile mücadelede sunduğu en yeni imkan.

Bu sese cildin cevabı ise daha güzel!

Yenilenme ve geçleşme…